top of page

Bozmadan ya da Kaldırma Kararlarından Sonra Islah Yapılabilir mi?

  • 26 Haz 2020
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 Tem 2020

Yargıtay tarafından bu konuda bir içtihatı birleştirme kararı verilmiş olup bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı açıkça ortaya konulmuştur. Ancak davada verilen kararın istinaf mahkemesinde kaldırılması sonucunda yapılacak yeni yargılamada ıslah yapılabilecek midir? Bu konuda kanunda ya da içtihatlarda bir açıklık bulunmamaktadır.





Bütün bunlarla beraber T.C. YARGITAY 4. Hukuk Dairesi Esas : 2004/3489 Karar : 2004/11992 Tarih : 01.01.2004 kararı ise şöyledir:


Bozma üzerine yapılan incelemede, zararın açılan ilk davadan daha fazla olduğu belirlenmiştir. Bunun üzerine davacı 24.10.2003 tarihli dilekçeyle fazla miktar için ıslah dilekçesi vermiştir. Islah, HUMK' nun 84.maddesi gereğince tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar istenebilir. Mahkeme kararının her ne sebeple olursa olsun temyiz edilerek bozulması sonucunda mahkemenin bozma kararına uyması ile dava yeniden muhakeme safhasına girmiş olacağından duruşma henüz bitmemiştir. Islah tahkikat bitinceye kadar yapılabileceğine göre bozmadan sonraki yargılama sırasında da ıslah mümkündür.
Bu tür uyuşmazlıklarda ıslah dilekçesi ayrı bir davadır. Bir davada yasada öngörülen harcının yatırılması, ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliği gibi tüm usullerin yerine getirilmesi gerekir. Bu usuller yerine getirilip karar verilmesi gerekirken bozma ilamından sonra ıslah olmayacağı gerekçesiyle ıslah talebinin reddi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.

Yargıtay'ın bu ve bunun gibi vermiş olduğu bir çok karar bulunmaktadır. Yine Yargıtay pek çok kararında bozmadan sonra yapılan ıslahı ise ek dava olarak nitelendirip kabul etmiştir. Bu konuda T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2011/33835 KARAR NO: 2011/42324 KARAR TARİHİ: 01.11.2011 kararı şöyledir:


O halde Hukuk Muhakemeleri Kanunu göre, ıslah tahkikatın sonuna kadar yapılabilecektir (m. 177). 27.10.2009 gün ve 2008/11352E, 2009/29488 K sayılı dairemiz bozma ilamı hükmün esasına ilişkin olması ve Yargıtay kararına uyularak yapılan yargılamada tahkikatın devam etmesi karşında, 07.01.2011 tarihinde yapılan ıslah yasaya aykırı görülmemiştir.
Kaldı ki tek bir dava ile halledilebilecek bir uyuşmazlığın bir başka dava konusu olması da usul ekonomisine uymamaktadır. Bu düşünce Hukuk Muhakemeleri Kanunu Usul ekonomisi ilkesi başlıklı 30. maddesinde ki “ (1) Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” düzenlemesi ile de örtüşmektedir.

Yargıtay'ın görüşleri bu şekilde iken aslında bir bozma olmayan Bölge Adliye Mahkemeleri'nce verilen kaldırma kararı doğrultusunda ıslah yapılabilecek midir? Bu konuda tarafımızca bir karara ulaşılmasa da kanaatimizce daha önce davanın ıslah edilmemiş olması ve davada herhangi bir şekilde davacının haklı bulunmaması durumunda ıslah yapılabilcektir.


Şöyle örneklersek davacı davasını 10.000 TL üzerinden açtı ve dava sonucunda davacının davası reddedildi. Bunun üzerine davacı davasını temyiz/istinaf etti ve haklı bulunarak ilk derece mahkemesinin kararı kaldırıldı ya da bozuldu. İşte bu durumda davacı davasını ıslah ederek haklı çıktığı miktarı davalıdan talep edebilir. Hakimlikçe de bu ıslah istemi kabul edilmelidir.





Yorumlar


Son Paylaşımlar
bottom of page