Devre Mülk Sözleşmesi Yapıldıktan Sonra Cayılabilir Mi?
- 12 Şub 2021
- 2 dakikada okunur
Devre Mülk hakkı KMK 57. Madde de şu şekilde tanımlanmıştır: "Mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı, müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olarak kurulabilirler."
Görülebileceği üzere taraflardan birinin belirli sürelerle bu kişiye mülkünü kullandırmayı üstlendiği diğer tarafın ise bunun karşılığında bir edim borcu altına girdiği sözleşmelere devre mülk sözleşmeleri denmektedir. Tabi burada devre mülk ile devre tatil sözleşmesinin farklarına da bakmakta yarar vardır. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 14.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin, 2/3.maddesinde “yönetmeliğin uygulanmasında devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet, hisseli gayrimenkul satışı ve benzeri isimler altında yapılan tapu tesciline konu edilen satışlara ilişkin sözleşmeler, bir yıldan uzun süre için kurulması ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla gecelik konaklama imkânı tanıması halinde devre tatil sözleşmesi olarak kabul edilir” denilmiştir.
Bu iki sözleşme arasındaki farkları ise şöyle sıralayabiliriz:
1) Devre mülk hakkı ayni bir hak olup herkese karşı ileri sürülebilir iken, devre tatil hakkı ayni bir hak olamayıp şahsi niteliktedir ve sadece borçlusuna karşı ileri sürülebilir.
2) Devre mülke ilişkin cayma bildiriminin noterlik aracılığı ile yapılması zorunludur. Devre tatil sözleşmesinde cayma bildiriminin posta yoluyla veya yazılı olarak herhangi bir şekilde gönderilmesi yeterlidir.
3) Devre mülk hakkı 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Devre Mülk Hakkı başlıklı sekizinci bölümünde düzenlenen hakkı kapsamaktadır. Devre Tatil Sözleşmesi, Bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı veren sözleşmeleri ifade eder.
Bu ayrımı yaptıktan sonra gel gelelim bu devre mülk hakkından cayılıp cayılamayacağına her sözleşmede olduğu gibi devre mülk sözleşmesinden de cayılabilir. Özellikle genel işlem şartı içeren sözleşmelerden cayma hususu biraz daha kolaydır. Yargıtay'da bu sözleşmeden üstelik imzalandıktan sonra 7 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen cayılabileceğinden bahsetmiştir. İlgili kararında :
T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2014/15311 K. 2014/19287 T. 16.6.2014
"Somut olayda sözleşmenin davacı tarafından tesis gezilip görülerek tecrübe ve muayene sonucu beğenildikten sonra imzalandığı ileri sürülmüştür. Taraflar arasında devre tatil satış sözleşmesinin davalının ve mahkemenin kabulünün aksine tesiste yapıldığı ispatlanamamıştır. Davalının sunduğu delil listesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere Kuşadasında bulunan tesisle ilgili sözleşmenin tanzim yerinin Ankara olduğu anlaşılmış, tüketiciyle birlikte imzalanan sözleşmeye konu tesisin de davacı tarafından kullanıldığı da ispatlanamamıştır. Hal böyle olunca davacının aradan uzun bir süre geçse de cayma hakkını kullanarak 99 yıllık sözleşmenin feshini ve ödemelerinin iadesini talep etmesin de hukuka aykırılık bulunmadığı gibi devre mülkü tecrübe ve muayene etmediğinin de kabulü gerekir. (Bknz, tarafı aynı şirket olan dairemize ait 22.01.2014 gün 2013/25217 E. 2014/ 1577 K, 23.01.2014 gün 2013/16066 E. 2014/ 1634 K, 23.01.2014 gün 2013/18743 E. 2014/ 1637 K. sayılı bozma ilamları) Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve yukarda açıklandığı şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir."

















Yorumlar