Eşler Birbirine Dava Açabilir Mi?
- 11 Oca 2021
- 2 dakikada okunur
En sık sorulan sorulardan biri eşler arasında icra takibinin yapılıp yapılamayacağı ya da eşlerin birbirlerine karşı dava açıp açamayacağıdır. Bu sorunun her ne kadar basit bir cevabı var olarak görünse de dikkat edilmesi gereken birkaç husus bulunmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekirse eşler arasında cebri icra mümkün eski kanun zamanında mümkün görünmese de yen kanunda böyle bir düzenleme yapılmamıştır. Öte yandan eşler arasında dava söz konusu olabilir. Bunun en tipik örneği eşlerin birbirlerine karşı açtıkları tapu iptal ve tescili davaları ile ziynet alacağına ilişkin davalardır. Bu tip davaların açılmasında tarafların halen evli olmasının bir önemi bulunmamaktadır.
T.C Yargıtay 14.Hukuk Dairesi bu konuda görüşünü net bir şekilde açıklamıştır. Esas No: 2003/8009
Karar No: 2004/895 Karar Tarihi: 17.02.2004 tarihli kararında:
"Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.2.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 16.4.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle (….) gereği düşünüldü. Dava, evlilik birliği içerisinde, ortak kazançla edinilen dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye muvazaalı olarak satıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, evlilik birliğinin devam ettiği, Medeni Kanunun 244. maddesi uyarınca eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kabul edilmediği, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz 4721 sayılı Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden önce edinilmiş olup dava konusu taşınmaz yönünden mal ayrılığı rejimi devam etmektedir. 743 sayılı Medeni Kanunun 165. maddesinde; eşler arasında cebri icra yasağı düzenlenmiş ise de birbirlerine karşı hukuki ilişkiler nedeniyle dava açamayacaklarına ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Aynı şekilde 4721 sayılı Medeni Kanunda da dava açma yasağı bulunmamaktadır. Belirtilen nedenle eşlerin birbirleri ile yaptıkları hukuki tasarrufları nedeniyle dava açma olanakları bulunmakta olup işin esasına girilerek tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle. davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 17.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi."
Kararda da görüleceği üzere eşler arasında birbirleri aleyhine dava açmalarını engelleyici bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu tip davalar ikame edilebilir.

















Yorumlar