HAYATA KAST, PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞLA BOŞAMA
- 18 Eki 2020
- 2 dakikada okunur
Özel boşanma sebeplerinden biri de hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranıştır. Kanunda bu sebep şu şekilde tanımlanmıştır:
“Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”
Taraflardan biri bu sebebe dayalı olarak boşanma davası açabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta bu sebepten dava açılacaksa tıpkı zinadaki gibi burada da hak düşürücü sürelerin olduğudur. Bu sebepten dava açılabilmesi için olayın öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her halde olay üzerinden 5 yıl geçmemesi gerekmektedir.
Ayrıca bu sebepte de tıpkı zina da olduğu gibi af anlamına gelecek hareketler ve açık bir şekilde karşı tarafı affetmek dava hakkını düşürecektir.
Bu konuda Yargıtay kararlarına bakmak gerekirse:
"Taraflar arasında görülen boşanma davasında kadın, dava dilekçesinde hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedenine dayanarak boşanma davası açmıştır. Ancak mahkeme, bu nedene dayanmayarak evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı olarak tarafların boşanmasına karar vermiştir. Hakim, davacı kadının boşanma davasına sunduğu delilleri değerlendirerek özel boşanma sebebini değerlendirmeden karar vermesi gerekirken evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenine dayanarak boşanma kararı verilmesi, Yargıtay tarafından bozulmasına kararı verilmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017/161 Esas, 2018/11440 Karar)"
Yargıtay, hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan ve davalı erkeğin eşine sürekli olarak fiziksel şiddette bulunması bıçak doğrultarak seni keserim demesi, yumruklarla eşini darp etmesi nedeniyle hayata kast, pek kötü muamele sebebiyle boşanmaya karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle mahkemenin vermiş olduğu karar adına bozma kararı vermiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/13788 Esas 2018/4030 Karar)

















Yorumlar